“Triangulation” Yani Üçgenleme: Seni Kıskandırmak İçin Kullanılan 4 Taktik

Bazen bir şeylerin yanlış olduğunu kelimelere dökemezsin. Sadece hissedersin. Karnının içinde, tam orta yerde bir sıkışma gibi, adını koyamadığın bir huzursuzluk gibi. Her şey yolunda gibi görünür, dışarıdan bakanlar “ne kadar mutlusunuz” der ama sen o sessiz anlarda, başını yastığa koyduğunda bir şeylerin eksik, bir şeylerin fazla, bir şeylerin de kesinlikle yapay olduğunu bilirsin. Bu his, bir fısıltıyla başlar. Önce görmezden gelirsin, “ben kuruyorum” dersin. Ama o fısıltı ısrarcıdır, zamanla sesini yükseltir ve sonunda görmezden gelemeyeceğin bir çığlığa dönüşür. İşte bu yazı, o çığlığı duyman için bir davet. Bu satırları okuyorsan, o fısıltıyı çoktan duymuşsun demektir. Belki de tesadüf diye bir şey yoktur ve sen, içgüdülerinin seni getirdiği doğru yerdesin. Çünkü farkındalık, iyileşmeye giden yolda attığın ilk, en cesur ve en önemli adımdır. O adıma hoş geldin.

1. Eski Sevgilisinden Övgüyle Bahseder

Bu, en klasik ve en can yakan taktiklerden biridir. Hani belki bir akşam yemeğindesinizdir, senin özenle hazırladığın bir yemeği yerken birden, “Ah, o da bunu çok güzel yapardı ama onun tarifi biraz farklıydı,” der. O an zaman durur. Boğazına bir yumru oturur ve elindeki çatal bıçak ağırlaşır. Artık masada sadece ikiniz yoksunuzdur; sen, o ve geçmişten gelen bir hayalet varsınızdır. Düşünsene, seni sürekli var olmayan, idealize edilmiş bir rakiple yarıştırır. Bu karşılaştırmalar asla bitmez. Senin giyim tarzın, güldüğün bir şaka, hatta olaylara verdiğin tepkiler bile sürekli o “eski” referansıyla ölçülür. Amaç, senin özgüvenini yavaş yavaş kemirmek, seni sürekli yetersiz ve eksik hissettirmektir. “Acaba ben mi yeterli değilim?” diye düşünmeye başlarsın. İşte bu, onun zaferidir. Seni bir kıyaslama cehennemine hapsederek kontrolü elinde tutar. Bu bir tesadüf değil.

2. Başka Kadınlara Gösterişli İlgi Gösterir

Bu taktik, seni herkesin içinde küçük düşürmek ve değersiz hissettirmek üzerine kuruludur. Bir arkadaş ortamındasınızdır, sen tam ona bir şey anlatacakken gözlerinin başka bir kadına takıldığını fark edersin. Sadece bir bakış değil… Daha uzun, daha anlamlı, seni yok sayan bir bakış. Ya da sosyal medyada, onun sürekli başka kadınların fotoğraflarını beğendiğini, hatta yorumlar yaptığını görürsün. İçinde bir şeyler kopar. Bu durumu dile getirdiğinde ise anında o meşhur duvarla karşılaşırsın: “Ne kadar kıskançsın,” veya “Sadece abartıyorsun, paranoyaklık yapma.” Bak, anlıyorum bu ne kadar çaresiz hissettiriyor. Seni hem kasıtlı olarak kışkırtır hem de bu kışkırtmaya verdiğin doğal tepki yüzünden seni suçlu ilan eder. Asıl mesele şu ki, bu onun için bir güç gösterisidir. “Bak, senden başka seçeneklerim de var, ayağını denk al” demenin en sinsi yoludur. Ve sen, bu oyunda sessiz kalmaya zorlanan seyirci olursun.

3. “Sadece Arkadaş” Kartını Oynar

Bir de şu var… O meşhur “sadece arkadaş” dediği kadınlar. Bu kadınlarla olan ilişkisinde sınırlar her zaman belirsiz, her zaman muğlaktır. Belki gece geç saatlerde gelen mesajlar, belki senin dahil edilmediğin “arkadaşça” buluşmalar, belki de sana anlatılmayan özel sırlar… Sen bu durumu sorguladığında, kendini bir anda “anlayışsız”, “güvensiz” ve “kontrolcü” sevgili olarak bulursun. “Aramızda bir şey yok, o benim kardeşim gibi” cümlesini belki de defalarca duydun. Ama işin acı yanı şu ki, bu belirsizlik kasıtlı olarak yaratılır. Bu durum, seni sürekli bir tetikte olma haline sokar. İçgüdülerin sana bir şeylerin yanlış olduğunu söylerken, onun mantıklı gibi görünen açıklamaları aklını karıştırır. “‘Acaba gerçekten ben mi abartıyorum?’ diye düşünmüş olabilirsin.” Ama hayır. Bu, seni şüphe ve endişe içinde bırakarak dikkatini dağıtma, asıl niyetini ve sadakatsizliğini bu sis perdesinin arkasında gizleme taktiğidir. Senin sezgilerinle aklını birbirine düşürür.

4. Annesini veya Kız Kardeşini Kullanır

Bu, en derine işleyen üçgenleme yöntemlerinden biridir çünkü oyuna kutsal sayılan aile figürlerini dahil eder. Şöyle ki, bir tartışma anında veya sen bir konuda haklıyken birden, “Annem de en başında senin doğru kişi olmadığını söylemişti,” gibi bir cümle kurar. Ya da “Kız kardeşimle konuştum, o da senin bu davranışının çok bencilce olduğunu düşünüyor,” der. Bir dakika… Ne oldu şimdi? Artık bu tartışma sadece ikinizin arasında değil. Onun arkasında, onu onaylayan ve seni yargılayan güçlü bir kadın figürü var. Bu, seni sadece onunla değil, onun ailesiyle de savaşıyormuşsun gibi hissettirir. Seni izole eder, yalnızlaştırır ve onun “onaylanmış” görüşleri karşısında senin duruşunu zayıflatır. Bu taktiğin amacı, seni sindirmek ve kendi ailenden bile daha değerli gördüğü bir otoriteyle seni ezmektir. Seni, asla kazanamayacağın bir onaylanma yarışına sokar ve bu yarışın kurallarını her zaman o belirler. Çok tanıdık, değil mi?

Tüm bu taktikler, bu sinsi oyunlar bir yapbozun parçaları gibidir. Tek başlarına bir anlam ifade etmeyebilirler, “küçük bir anlaşmazlık” veya “basit bir kıskançlık” gibi görünebilirler. Ama parçaları birleştirdiğinde, ortaya çıkan resim nettir: Bu, sevgi değil, bir kontrol ve manipülasyon mekanizmasıdır. Triangulation (üçgenleme), narsistik bir zihnin seni değersizleştirmek, kafanı karıştırmak ve gücünü elinden almak için kullandığı en etkili silahlardan biridir. Bu satırları yazarken, bu oyunların içinde ne kadar yorulduğunu, ne kadar incindiğini hissedebiliyorum. Ama unutma, oyunu fark ettiğin an, o oyunu bozma gücünü de eline alırsın. Senin hissettiklerin gerçek. Senin şüphelerin yersiz değil. Sen abartmıyorsun. Artık görüyorsun. Ve bu, her şeyi değiştirir.

💜 Daha derine inmek istersen…

📝 Ücretsiz Testler → Testleri Keşfet

📚 Rehberlerin Hazır → E-Kitapları Keşfet

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top